Psikoloji- Yaşam Boyu Fiziksel ve Bedensel Değişmeler

AUZEF Çocuk Gelişimi Bölümü 1.sınıf Psikoloji dersini almakta olan öğrenciler için, 8.ünitenin bir alt başlığı olan  “Yaşam Boyu Fiziksel ve Bedensel Değişmeler” konusunu inceledik.

 

 

 

 

 

 

Bedensel Büyüme, doğum öncesinden başlayarak ergenliğin sonuna kadar devam eder. Küçük yaşlarda son derece hızlı seyreden bu süreç, orta çocuklukta görece olarak yavaşlar, ergenlik ile beraber yeniden hızlanır. Örneğin bebeğin vücut ağırlığı, ilk altı ayda ikiye katlanır; bir yaşına geldiğinde yaklaşık üç katına çıkmıştır. Büyüme hızındaki bu azalma eğilimi, genel olarak bir önceki yıldan az; bir sonraki yıldan fazla olacak şekilde ergenliğe kadar devam edecektir.

Ergenlik döneminde büyüme hormonlarının kana karışmasıyla ergenler çok yüksek bir hızla büyüyebilmektedirler. İlk önce, eller ve ayaklar yetişkin boyutlarına ulaşır, daha sonra kol ve bacaklar büyür, gövde en yavaş değişen kısımdır. Bu dönemde ortaya çıkan sakarlığın en önemli nedeni, beden parçalarının büyümeleri arasındaki bu uyumsuzluktur. Ergenler bu dönemde cinsel gelişimlerini de tamamlar ve yeni bir canlı üretebilecek fiziksel yeterliliğe ulaşırlar. Aynı zamanda beyinde de bazı değişiklikler olur.

İlk yetişkinlikten itibaren potansiyel kaynaklı bedensel büyüme ortadan kalkar. İlk yetişkinlikte beden fiziksel açıdan en sağlam ve en iyi çalışan bir dönemini yaşamaktadır. Ancak, bedendeki değişimler geçen zaman boyunca devam etmektedir.

Orta yetişkinlikte, yavaş yavaş tüm alanlarda bir duraklama görülür. Ellili yaşlardan itibaren fiziksel güç kayıpları hissedilmeye başlanır, şeker hastalıkları, damar hastalıkları gibi kronik rahatsızlar başlar. Hormonal değişimler sonucu kadınlarda yumurta üretimi durur, erkekler ise miktar ve kalitesi azalmakla birlikte yaşamlarının sonuna kadar sperm üretebilirler.

İleri yaşlılıkta organların işlev kapasitelerinde azalma ortaya çıkar ve kimi bireylerde boy kısalması görülebilir.

 

Hareket (motor) gelişimi, insanların dengeli ve koordineli hareketleri yapabilir hale gelmeleri ve zaman boyunca hareket becerilerindeki değişimleri kapsar. Hareketler kullanılan kas gruplarına dayalı olarak sınıflanır; büyük kas hareket becerileri, yürüme, zıplama, merdiven inip çıkma gibi uzun kasların kullanımını; küçük kas hareket becerileri ise çizme, hamurla oynama, kaşık kullanma, düğme ilikleme gibi kısa kasların kullanımını içerir. Bazı hareketler ise her iki kas grubunun eşgüdümlü kullanımını gerektirir, topla oynamak gibi. Pek çok hareketin gelişimi büyük kaslar düzeyinde başlar ve zamanla küçük kasların da kullanılabilir hale gelmesiyle incelir. Top ile oynayan bir çocuğun 1.5 yaşındaki ve 15 yaşındaki halini gözümüzde canlandırdığımızda bu akışı fark edebiliriz. 1.5 yaşında kocaman ve hafif bir topu gövdesinden de güç alarak iki koluyla atan çocuk, 15 yaşına geldiğinde parmaklarıyla topu kavrayıp sürebilir hale gelecektir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu gelişim nasıl mümkün olmaktadır?

Bir hareket becerisi her zaman kas ve sinirlerin kullanımıyla ilgilidir ve her belirli işlev için belirli bir fiziksel olgunlaşma düzeyi gereklidir. İnsanların yapabildikleri sabit bazı hareketler varmış gibi görünse de aslında duruma uygun hareket çoğu zaman duruma özgü çözümler gerektirmektedir.

Dinamik Sistemler Teorisine göre, bebekler bir hareket yapmak için bir şeyleri algılamalı ve çevreleri tarafından eyleme güdülenmiş olmalıdır. Bebekler ancak bir şeyi yapmaya güdülendikleri/teşvik edildikleri zaman yeni bir hareket becerisi edinebilirler.

Hem büyük hem küçük kaslar için temel hareket becerilerinin kazanımı orta çocukluğun sonunda tamamlanmış olmakla birlikte, ilgi alanları ve uzmanlaşmaya bağlı olarak hareketlerin icrasındaki incelme ve yeni hareketler edinme yaşam boyu devam edebilir. Orta yaştan itibaren bedensel ve duyusal özelliklere bağlı olarak yavaşlama ve koordinasyonda zayıflama görülebilmektedir.

Author: admin lady

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.